Zen Kedisi

Niye izledin ki beni sessizce
şehirler, kumsallar, dağlar boyu?
Hoş, kalbimdeki pati izlerindi esirgeyen beladan
Şimdi “mutluluk” yollarımda da düşer misin peşime?

Bir sır vereyim bak sana,
adalet pazarına gittim de gördüm,
bir torba gözyaşı isterler bir dirhem aşka.
Onun yerine bir ayna aldım!
Ayna ayna, yansıtma beni,
al tüm düşlerimi parala!
Toplayıp parçaları kana buladığım ellerimi
sahipsiz topraklara gömdüm sonra.

Ateşböcekleri rehberimiz olacak kara ormanlarda.
Hop diye çıkacağız korku ve travmanın minik kutularından.
Sallanıp dut ağacı dallarında isterik kahkahalar atalım,
çamlar, kozalaklar, tohumlar dolduralım boş ceplerimize.

Seni kar yağan yerlere götürme sözü vermiştim.
Dalları sallayıp karlı duşlar alacağız.
Ağaç kovuklarında arayacağız ulu erilliği.
Sünnetsiz siklerle karıştırma sakın.

Akdeniz’e yelken açacağız
sarp tepelere tırmanıp yaban çiçekler koklayacağız.
Yuvarlanan taşlar gibi salınıp aşağı
çayırdan döşeklere düşeceğiz.
Koşturup kelebeklerin peşisıra, sincapları besleyeceğiz.

Ölü mülteci kılığında dolanalım Paris sokaklarında.
Florida sahillerinde kaplumbağa kafataslarından pipetler ayıklayalım.
Liberdade sokaklarında çalgıcılık yaparak kazanacağız hayatımızı,
yıldızlı gökler altında ödünç çadırlarda uyuyacağız.

Sen bir Zen kedisisin, bense bir “iiinsan”, senin demenle!
Dedim ki, “Mutlu olmak için her şeyi yapalım.”
Sense, “Hiçbir şey yapmayıp mutlu olalım,” dedin.
Bir an duraladım
Zen patinle beni gafletten uyandırdın,
bildim ki “Hiçte her şey var.”
Buradayım işte hamakta sallanıyorum şu kusursuz anda,
yatışıyor ruhum göğsümde mırıltınla.

Mythri D’Silva
Çeviri: İnan Mayıs Aru
Resim: Endre Penovac

Yazıyı Paylaşın