Yankı

Japonca “hibiki” diye bir söz vardır, bir yankı gibi karşılıklı gidip gelen şey anlamına gelir. Bir şey söylediğimde buna karşılık bir geri bildirim alırım – ileri ve geri. Ses böyledir. Budistler, sesi zihnimizde oluşturduğumuz bir şey olarak görür. “Oradaki kuş şakıyor,” diye düşünebilirim ama kuşu duyduğum an kuş ben olmuştur bile. Aslında kuşu dinlemiyorumdur. Kuş zihnimin içine girmiştir ve ben kuşla birlikte şakıyorumdur. Cik cik cik. Eğer çalışma masamda oturmuş bir şeyler okurken “Çatımda öten şu alakarganın ne de bet sesi var,” diye düşünürsem alakarganın sesi gürültüye dönüşür. Oysa alakarganın sesinden rahatsız olmadığınızda alakarga gelir kalbinizin içine yerleşir ve siz alakarga olursunuz ve alakarga kitap okumaya başlar ve kitap okuyan sizi rahatsız etmez olur. “Çatımda bir alakarganın ne işi var,” diye düşündüğümüzde bu oluşun ilkel bir kavranışıdır. Uygulama eksikliğinden dolayı olayları böyle görürüz. Oysa zazene oturdukça şeyleri oldukları gibi, neyseler öyle kabul etmeyi öğreniriz. 

Shunryu Suzuki
Çeviren: İnan Mayıs Aru

Yazıyı Paylaşın