Kaliforniya’da Dinin Kısa Bir Tarihi

30 x 48 Three Deer Mountains Trees

Konuya girmenin tek bir yolu var: Çayırda geyikleri gördük. Geyikler yavaşça daire çizdi ve sonra dairenin dışına çıkarak ağaçlara doğru gitti.

Çayırda üç geyik vardı ve biz de üç insandık. Ben, bir arkadaşım ve üç buçuk yaşındaki kızım. “Geyiklere bak,” diyerek elimle geyiklerin olduğu tarafı gösterdim.

Ön koltukta kucağımda oturan kızım “Geyiklere bak! Orada! Orada!” derken sarsıldı. Geyiklerden ona ufak bir elektrik akımı gelmişti. Üç küçük gri baraj, toynaklı bir TVA’yı [1] kutlayarak ağaçlara doğru uzaklaştı.

Yosemite’deki kampımıza dönerken kızım geyikler hakkında konuştu durdu. “O geyikler ne de yamandı,” dedi. “Bir geyik olmak isterdim.”

Kamp alanımıza geldiğimizde girişte dikilmiş bize bakan üç geyik vardı. Aynı geyiklerdi ya da başka üç geyikti. Okumaya devam et

Şeftalilerin Sihri

chavet-cave-reindeerKaç durak var?
Kaç durak var?
Kaç durak var?
Rengeyiği istasyonuna?

Dün almak istemediğim halde dört tane şeftali aldım. Manava girdiğimde şeftalilerle hiç ilgilenmiyordum. Başka bir şey almak istiyordum ama ne olduğunu şimdi hatırlayamıyorum.

Şeftalileri gördüğümde şimdi unutulup gitmiş olan şeyi almak için meyve reyonunda yürüyordum. Gideceğim yer şeftaliler değildi ama yine de durup onlara baktım. Güzel şeftalilerdi ama yine de bu onları almam için yeterince iyi bir neden değildi. Hayatım boyunca pek çok güzel görünen şeftali gördüm.

Ne kadar sert olduğunu anlamak için şeftalilerden birini düşünmeden elime aldım ve tam kıvamında görünüyordu ama düzinelerce yıldan beri yüzlerce şeftali tam kıvamında görünmüştür.

İhtiyacım olmayan şeftalileri almama neden olacak şey neydi peki?

Sonra bir şeftaliyi kokladım ve tıpkı çocukluğum gibi kokuyordu. Orada, bir şeftalinin neredeyse, bir yaz günü sabırla treni bekleyen hem de sıranın sonuna dek hepsi şeftali poşetleri taşıyan bir geyik sürüsüyle, bir rengeyiği istasyonu kadar sıradışı olabileceği bir geçmişe giden bir demiryolunda seyahat ediyormuşum gibi kalakaldım.

Richard Brautigan
Çeviri: İnan Mayıs Aru