Fazilet


Prajna Paramita Sutra’da Buda’nın, Subhuti’ye şöyle dediği aktarılır:

“Tüm Bodhisattvalar, Mahasattvalar, kalplerini şu yeminle hizaya getirmeli: Tüm canlıların – yumurtadan doğanların, rahimden doğanların, nemden doğanların, dönüşümle doğanların, biçimi olanların ve biçimi olmayanların, düşünceli olanların, düşüncesiz olanların, tamamen düşünceli olmayanların, tamamen düşüncesiz olmayanların – geride bir şey bırakmaksızın nirvanaya girmesine ve yok oluşa taşınmasına yardımcı olmalıyım. Ancak sayısız, sınırsız canlı böylece yok oluşa taşınsa da aslında yok oluşa taşınan hiçbir canlı yoktur. Peki neden? Subhuti, bir Bodhisattva benlik nişanına, başkaları nişanına, canlı varlıklar nişanına ya da yaşam nişanına sahipse o bir Bodhisattva değildir.” 

İlk Pir Bodhidharma, Hindistan’dan Çin’e geldiğinde Liang Hanedanı hükümdarı İmparator Wu’nun huzuruna çıkmış. İmparator Wu, Bodhidharma’ya, “Bugüne kadar onlarca manastır, yüzlerce köprü kurdum, binlerce rahibin gündelik yaşamlarını bırakıp yola girmelerine yardımcı oldum. Sence ne kadar fazilet sahibiyim?” diye sormuş. İmparator, Bodhidharma’nın faziletlerini övmesini bekliyormuş. İmparatorun hâlâ nişanlara bağlı olduğunu gören Bodhidharma, “Hiçbir faziletin yok!” diyerek huzurdan ayrılmış.

Yazıyı Paylaşın