Doğal Tarımın Yolu

 

Masanobu-Fukuoka
“Tarımın nihai hedefi ekin yetiştirmek değil, insanların yetiştirilip mükemmelleşmesidir,” diyor Masanobu Fukuoka. Bu söz aslında Doğal Tarım Yolu’nun gerçekte ne olduğunun çok açık bir ifadesi. Bu bir yoldur (Dao ya da tarik). Artık meşrebinize göre hangisini seçerseniz seçin; insan-ı kâmile, Buddha’ya, Aydınlanmış kişiye giden bir yol. Çiftçilik ise bu yolun gündelik yaşam içerisindeki en yalın ve pratik ifade biçimidir çünkü doğayla kurulan ilişkinin temelinde romantik bir ideal değil kişinin gündelik ihtiyaçlarını dolaysız bir biçimde karşılayabilmesi yatar.

Fukuoka, insanın “çalışmak” zorunda olan tek hayvan olduğunu ve bunun dünyadaki en saçma şeylerden biri olduğunu söyler. Diğer canlılar basitçe yaşamlarını sürdürmekle yetinirken insanlar yaşamak için deli gibi çalışmak zorunda olduklarını düşünürler. Oysa yaşamı böyle güçleştirmektense doğayla uyum içinde sade bir hayat sürmek için tek yapmamız gereken şey gündelik ihtiyaçlarımızı doğrudan kendimiz karşılamak üzere çalışmamızdır. Böylesi bir yaşamda çalışmak, neye ihtiyacımız varsa/ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmaktan ibarettir. Bu, bir çiçeğin açmak için, bir ağacın büyümek için bir nehrin akmak için bir şey yapmaması ama tüm bunları öylecelik (wu wei/edimsizlik/kendiliğindenlik) içinde yapmaları örneğiyle yani “yapmak” yerine “olmak” fiilinin ikame edilmesiyle anlaşılabilir. Böylece zihin ve beden her işinde doğayı model almakla kalmaz, onunla bir olur.
Doğal Tarım Yolu’nun temelinde de işte bu birlik/vahdet bilinci yatar. Fukuoka aslında doğayı bilemeyeceğimizi değil “ayrım gözeten zihin” yani benliği nesnesinden ayıran ve bu ikisini karşı karşıya koyan zihin yoluyla bilemeyeceğimizi söyler. Ayrım gözeten bilgi, deneyimleri mantıksal bir çerçevede düzenleme çabası içindeki analitik zekânın bir ürünüdür. Fukuoka bu süreçte bireyin kendini doğadan ayırdığına işaret eder. Ayrım gözetmeyen bilgiyse bireyin deneyimi zekâ süzgecinden geçirmeden, olduğu gibi kabul etmesi sonucu ortaya çıkar. İnsan kendi iradesini bir süreliğine terk edip doğanın kendisine yol göstermesine izin verirse, doğa onun tüm ihtiyaçlarına cevap verecektir. İnsan ve doğa arasında bir birlik olduğunda doğal tarım kendiliğinden ortaya çıkar. Yani Doğal Tarım Yolu insanın gündelik ihtiyaçlarını doğrudan karşılayabileceği koşulları yaratarak doğayla bir bütün olunduğu bilincinin yeniden kazanılması yoludur.

Çiftçilikte Doğal Tarım’ın amentüsü diyebileceğimiz beş ilke, “toprağı sürmeye son, gübreye son, ilaçlamaya son, ayrık sökmeye son ve budamaya son” aslında sadece teknik bir daha az müdahalecilik değil bu yukarıda bahsi geçen öylecelik ve ayrım gözetmeyen zihin yaklaşımının doğal sonuçlarıdır. Hayatımızı bu yaklaşımın ışığında yaşadığımızda Doğal Tarım kendini sadece çiftçilik ve beslenmede değil kişisel/toplumsal ilişkilerimizden sosyal hayatın örgütlenmesine her yerde aynı açıklıkla ve yalınlıkla ortaya koyacaktır.

İnan Mayıs Aru

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir