Piute Deresi

Tek bir granit sırtı,coyote-man
Bir ağaç, yeterdi
Hatta tek bir kaya, küçük bir dere
Bir ağaç kabuğu bir gölcükte.
Artarda tepeler kıvrım kıvrım
Çetin ağaçlarla kaplı
İnce taş çatlakları
Koca bir ay hepsinin üstünde, bu kadarı fazla.
Zihin alır başını gider. Bir milyon
Yaz, gece göğü duru ve kayalar
Sıcak. Sonsuz dağları kaplamış gök.
İnsan olmanın getirdiği tüm çerçöp
Düşüverir, sert kaya sallanır
Anın ağırlığı bile yüzüstü bırakacağa benzer
Bu kabaran kalbi
Sözler ve kitaplar
Yüksek bir seğirdimden dökülen küçük bir dere gibi
Yiter gider kuru havada.

Arı duru bir zihnin
Biricik anlamı
Görenin gerçekten görüldüğüdür.
Kimse kayayı sevmese de buradayız işte.
Gece ürpertisi. Bir kıpırtı
Ay ışığında
Sıvışıyor Ardıç gölgesine:
Arkamda bir yerlerde görülmeyen
Soğuk mağrur gözleri
Puma ya da Çakal’ın
İzliyor kalkıp gidişimi.

Gary Snyder
Çeviri: İnan Mayıs Aru

PAZ – Kalıcı Otonom Bölgeler

Önsöz:

TAZ (Temporary Autonomous Zones – Geçici Otonom Bölgeler) kuramıyla Babil Kulesi’nde açılan çatlakları değerlendirmeyi ve iktidar okyanusunda minik özgürlük adaları oluşturmayı öneren Hakim Bey, PAZ’la (Permanent Autonomous Zones- Kalıcı Otonom Bölgeler) bu adaların sürekliliğinin nasıl sağlanacağını, aralarında iletişimin nasıl kurulacağını ve bu özgün akıntıların kendilerini ana akıma karşı nasıl savunacaklarını – görünmezlik, renk değiştiren canlılar, doğanın zarafeti… – araştırıyor. Sokaklarda şarkılar söyleyen bir grup olduğumuzda, yollarımız bir obada buluştuğunda, bir yürük çadırında cıgaramızı sarıp yaralarımızı paylaştığımızda oluşan ışık pırıltılarının arasında bir geçişliliğin sağlanması mümkün mü? Kendiliğindenlik her an oluşup dururken, sürekliliğin örgütlenmesine de bir çağrıda bulunuyor gibi. Çayırlardan tek tek kalkan kelebekler gruplar oluşturup kral kelebeği otellerinde – sırrına erilemeyen ağaçlar[1] – konaklayıp ayrıldıktan sonra bir koku, biraz toz bırakıyorlar, geriye dönecek bir sonraki kuşak için, [ “Gerçek yolculuk geriye dönüştür” diye ekledi Shevek[2]] arkada kalmış bir dost için, bir sonraki buluşma için ve göçebenin bıraktığı kamp ateşinin korları, yolcuları bir çeşit sürekliliğe davet ediyor.

Hakim Bey, TAZ için olduğu gibi PAZ için de zaten mevcut olandan bahsediyor; bir teori ya da ideoloji oluşturmaktan öte varolanın örgütlenmesi, bir karşılıklı etkileşim taslağı çizilmesi, kendini korumaya yönelik bir taktik zinciri dizilmesi… – çoktan başlamış olan dansın ve neşenin odaklanıp, öz-farkındalık kazanıp bir şenliğe dönüşmesi.

Şenliğin bir parçası olarak mutfak da göz ardı edilmiyor. Yemeğin nasıl pişeceği herkesin aklını kurcalayan bir soru ve şenliğin (ya da “Devrim”in) can alıcı noktası da zaten mevcut merkezi, Devlet-ilişkili ekonomilere karşı bütüncül bir yeraltı ekonomisinin oluşturulabilmesi.

PAZ’da Hakim Bey cömertçe soru işaretleri dağıtıyor ve coşkulu bir sesle esinler veriyor; kendi deyişiyle “öncü”yü değil, “ebe”yi ya da “övgüler düzen”i oynamaya devam ediyor. Biz de bu topraklarda özgün TAZ’larımızın (olmadığını söylemeyin, çatlaklar her yerde ve ışığı sızdırmaya devam ediyorlar[3]) ve kendiliğindenliğin nasıl bir süreklilik kazanacağını araştırırken, Bey’in lirizminden esinlenebiliriz. Örgütlü Kaos. Ütopya Şimdi.

Önsöze Not:

Gezi’de kent hakkı atfıyla başlayan bir eylemin kentin ortasında koca bir ortaklık alanına, bir Geçici Otonom Bölge’ye dönüşmesinin yıl dönümü yaklaşırken ve kimi kentte kimi kırda çeşitli geçici otonom bölgeler an be an oluşup dağılırken Hakim Bey’in Kalıcı Otonom Bölgeler kuramının bunların arasındaki bir sürekliliğe ışık tutması temennisiyle…

İnan Mayıs Aru

geçici otonom bölge

TAZ kuramı kendini saf ütopyacılıktan ziyade varolan ya da oluşan durumlarla karşılaştırma çabasındadır. Tüm dünyada insanlar yabancılaştırma şebekesinden ayrılıyor ya da kendilerini kaybediyor ve insani teması yeniden inşa etmenin yollarını arıyor. Bunun ilginç bir örneği –“kent ahalisi kültürü” düzeyinde – hobi iletişim ağları ve konferanslarının çoğalmasında görülebilir. Geçenlerde böyle iki grubun fanzinlerini keşfettim; Yüksek Gerilimin Saray Mücevherleri (cam elektrik yalıtkanları koleksiyonuna adanmış) ve kükürbitoloji[4] üzerine bir yayın (Sukabağı). Hatırı sayılır oranda yaratıcılık bu takıntılara harcanıyor. Hemcins-delilerin çeşitli periyodik toplantıları, özgün ve yüz yüze eksantriklik festivallerine dek varıyor. Kendi TAZ’larını, kendi göçebe konaklarını ve Konsensüs’ten özgürleşme gecelerini arayan yalnızca “karşı-kültür” değil. Öz-örgütlenmeli ve otonom gruplar her “sınıf” ve “alt-kültür” arasında boy veriyor. Babil İmparatorluğu’nun engin arazileri şimdi fiilen boş, nüfusuysa Ana Medya’nın hortlakları ve birkaç psikozlu polisten ibaret. Okumaya devam et

Antimilitarist Bir Kahraman Olarak Asteriks

asterix2Küçükken savaş oyunları oynardık, büyüdük askere çağırıyorlar bizi. Oysa “Bunu kabul etmeseler de hemen tüm yetişkinler birer haindir; çünkü çoğu bir zamanlar çocuk olduklarını unutmuştur.” Büyümeyi reddettik biz, savaş ancak kimsenin ölmediği bir oyunken güzeldi bizim için. Şimdi “Hiç kimsenin askeri olmayacağız” diyoruz ısrarla ve sapanlarımızı arka cebimizde saklıyoruz direnişin güzelliği adına. (“Tutatis adına” diye haykırırdı bizim manyaklar.)

Çocukluğumuzdan bir figür; Romalı askerlerin işgaline direnen bir Galya köyü. Yiyen, içen, ormanda domuz kovalayan, gırgır, şamata bir halk. Orduları yok. Yaman bir şefleri var evet, Toptoriks; ama rütbeleri, üniformaları, apoletleri yok. Bütün Galya Romalıların işgali altında ancak bu minik köy eksilmez neşeleri, deli cesaretleri, eh tabii bir de Büyüfiks’in muhteşem iksiri “Devegücütazıhızı şerbeti” sayesinde Jül’ün ordularına kafa tutmakta.

asterix

Okumaya devam et

Bir Kaplan Ehlileştirmek

IMG_20150407_084456Hyabujo Dağı’nı ziyaret eden Shiba adında bir hükümet yetkilisi manzaradan çok etkilenip oraya bir manastır inşa ettirmeye karar verir. Dağdaki iki keşiş Karin ve İsan’dan birini bu işle görevlendirecektir. Shiba yürüyüşündeki zarafeti görünce İsan’ı seçer. İlk gördüğü keşiş olan Karin seçilmemiş olmayı pek kafaya takmaz.

Yıllar sonra Karin meşhur bir Zen ustası olarak tanındığında ücra bir dağ başında yaşamaktadır ve onun Zen’ini bilen de kurtlarla kuşlardır. Bir gün hükümet adına araştırma yapan biri bu dağ başında bir inziva yerinin önüne geldiğinde kapıda duran koca bir kaplan görür. Kaplan kulübeye girer ve çok geçmeden içeriden ihtiyar bir Zen ustası çıkar. Bu Karin’dir.

Zarafetle yürüyen Zen ve bir kaplanı ehlileştiren Zen birbirinden bir hayli farklı şeylerdir. Yine de ikisi de Buda’dan beri aktarıla gelen Zen’in yaratıcı birer biçimi olsa gerek. Bu her iki keşişin yolunu da saf ve tam anlamıyla intikal olunmuş zazen olarak kabul etmeli ve her iki yolun da bu keşişlere mahsus birer sınırlama olduğunun da farkında olmalıyız.

Başka bir deyişle ne bir Zen biçiminin cazibesine kapılmalı ne de bir diğerini küçük görmeli. Zen daima yaratıcı olmalı.

Shunryu Suzuki
(Ağustos 1962, Wind Bell Sayı 9)
Çeviren: İnan Mayıs Aru

Şeftalilerin Sihri

chavet-cave-reindeerKaç durak var?
Kaç durak var?
Kaç durak var?
Rengeyiği istasyonuna?

Dün almak istemediğim halde dört tane şeftali aldım. Manava girdiğimde şeftalilerle hiç ilgilenmiyordum. Başka bir şey almak istiyordum ama ne olduğunu şimdi hatırlayamıyorum.

Şeftalileri gördüğümde şimdi unutulup gitmiş olan şeyi almak için meyve reyonunda yürüyordum. Gideceğim yer şeftaliler değildi ama yine de durup onlara baktım. Güzel şeftalilerdi ama yine de bu onları almam için yeterince iyi bir neden değildi. Hayatım boyunca pek çok güzel görünen şeftali gördüm.

Ne kadar sert olduğunu anlamak için şeftalilerden birini düşünmeden elime aldım ve tam kıvamında görünüyordu ama düzinelerce yıldan beri yüzlerce şeftali tam kıvamında görünmüştür.

İhtiyacım olmayan şeftalileri almama neden olacak şey neydi peki?

Sonra bir şeftaliyi kokladım ve tıpkı çocukluğum gibi kokuyordu. Orada, bir şeftalinin neredeyse, bir yaz günü sabırla treni bekleyen hem de sıranın sonuna dek hepsi şeftali poşetleri taşıyan bir geyik sürüsüyle, bir rengeyiği istasyonu kadar sıradışı olabileceği bir geçmişe giden bir demiryolunda seyahat ediyormuşum gibi kalakaldım.

Richard Brautigan
Çeviri: İnan Mayıs Aru